Haftadan Haftaya
Her Hafta Farklı Konu ve İçerikler

Yazarlar Hakkında İlginç Bilgiler

0 409

-Reklam-

Yazarlar Hakkında İlginç Bilgiler


  • Bir tanıdığı, Necip Fazıl Kısakürek’e,
    -Fransa’da yayımlanan bir ansiklopediye, Türkiye’den yalnızca iki şair almışlar, der.
    Necip Fazıl hemen sorar:
    -Diğer şair kim?
    Necip Fazıl Kısakürek’e,
    -Üstad, özel arabanız yok mu? diye sorarlar.
    Şair yanıtlar;
    Ona en son bineceğim!
  • Sait Faik, bir kış günü, hastalıktan yakınan arkadaşlarıyla söyleşirken:
    -Ben eskiden soğuk aldığımda hemen çaresine bakardım, der.
    Bir arkadaşı merakla sorar:
    -Ne yapardın Sait?
    -Hemen bir meyhaneye gider, yarım kiloluk rakı söylerdim. Yarım saat sonra bir şey kalmazdı.
    -Hastalığından mı?
    -Yok be rakıdan!..
    “…Devrimizin en iyi ozanlarından biri Cahit Sıtkı, sevdiği kızla evlenmek isteyince, serseri takımından olmadığını ispat için, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tanıklık etmesi gerekmişti. Kalp hastası Ziya Osman’a son yıllarında Varlık Yayınevi iş vermesiydi, Cahit’in bu en yakın arkadaşı kalpten değil açlıktan ölecekti. Siz, Orhan Veli’nin, kimi günler öğle yemeğini bir bakkal dükkanı köşesinde iki çiğ yumurta içmekle geçiştirdiğini biliyor muydunuz? Bir de kalkmış, bunlar için genç yaşta öldüler diye acınıyorsunuz. Ölmesinler de ne yapsınlar?…”
  • Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
    -Buyrun beyim ne alırsınız?
    Yahya Kemal tebessümle:
    -Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.
  • Yaşar Kemal ile, Aşık Veysel, Beşiktaş’ta yürürken, aşırı bir yağmura yakalanırlar. Sığınacak yer ararken hemen karşıdaki Yaşar Kemal’in kadim dostu Şemsi Yastıman’ın saz dükkanına giderler.
    Sırılsıklam olmuş iki dostunu gören Şemsi Yastıman, espriyi patlatır:
    “Hey Yarabbim! İki insan yaratmışsın, bir tek göz vermişsin.
    Yaşar Kemal her zamanki dobralığıyla:
    “Çok konuşma Allah’ın Türkmeni. Senden halı minder istemiyoz. Ver şurdan iki tahta sandalye de oturalım”
  • Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde tutsaklık günleri. Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de yardım etmektedir.
    Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
    – Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? der.
    Nazım’i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer ve:
    -Demek Nazım sizsiniz, der. Nazım’a oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz, der.
    Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
    -Ömer Hayyam adını duydunuz mu? diye sorar. Müfettiş hemen atılır:
    -Kim duymaz Hayyam’i.
    Nazım:
    -Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? diye sorar. Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatcıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı’nı ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar.
    Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım’ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.
    Sahi, o dönemin Adalet Bakanı kimdi?
  • Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:
    “- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın” der.
    Bir gün kendisine, bir dostu:
    -Üstad, dünyada iki büyük şair var, demiş.
    Necip Fazıl’ın tepkisi şu olmuş:
    -Öteki kim?

Yazarlar Hakkında İlginç Bilgiler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.