Hayatımızı Değiştirecek Bir Yöntem (Münazara)

0 167

Hayatımızı Değiştirecek Bir Yöntem (Münazara)


Siz hiç aynı anda iki farklı görüşü savundunuz mu? Yani bir şeye lehte ve aleyhte bakabildiniz mi? Buna her ne kadar münazara dense de aslında kişinin empati kurabilmesi için harika bir egzersiz. Sosyal yaşamımızda veya iş hayatımızda birçok durumla karşılaşırız ve bazen de kritik kararlar vermemiz gerekir. Hangi durumun daha iyi olduğuna karar vermek kimi zaman çok zor bir iştir. İşte bundan dolayı beynimizin buna hazırlıklı olması gerekir. Bunu yapabilmek için de beynimize düzenli egzersiz yaptırmamız gerekir. Aynı durumun birbirine zıt iki yönünü de savunmak bize bu egzersizi sağlamış olur.
Şimdi size basit bir örnek sunayım:

Ormanların korunmasında yasalar önemlidir
Ormanların korunması bir bütünlük meselesidir. Yani bunun devletçe güvence altına alınması gerekir. Bu da o ülkenin mevcut anayasasına koyulacak yasalarla mümkündür; ancak bu yasaların ve hükümlerinin caydırıcı olması gerekir. Devletçe güvence altına alınmış bir yasa sayesinde tek tek bireylerle uğraşmak yerine herkese bu düşünce iletilerek ormanlar korunmuş olur. Kişinin kendisini bilmesi ve bu konuda duyarlı olması tek başına yeterli değildir. Önemli olan bu düşüncenin toplumun her kesimine sirayet etmesidir.Bu konuda Osmanlı Devleti’nde Fatih Sultan Mehmet’ in de fermanı o dönem için oldukça caydırıcı olup toplumun geneline yayılmıştır. Fatih, bir ağaç kesenin cezasının onun başının kesilerek verileceğini söyleyerek ormanları güvence altına almıştır. Bu örnekten hareketle söyleyebiliriz ki; kanunlarla güvence altına alınmış bir durum münferit duyarlılıklardan daha etkili olur. Yasalarla sağlanan yaptırımlar bireyin çevreye zarar vermesi anında vicdani sorumluluktan önce gelir. Kişi ilk önce devletten alacağı cezayı düşünür. Çünkü onu vicdani boyutuyla rahatsız edecek bir durum pek yoktur. Önce alacağı cezayı düşünür, bu yüzden yasalar çevrenin ve ormanların korunmasında daha etkilidir.

Ormanların korunmasında çevre bilinci önemlidir
Ormanın veya doğanın korunması bireysel bilinçle mümkündür. Her devlet, her kurum ormanların korunması için yasa ya da yönetmelik çıkarabilir. Bu, kimi zaman yazıdan öteye geçmez. Zira kişi eğer isterse tek başına bir ormanı yok edebilir. Bunu yaparken de yasaların caydırcılığı onu pek etkilemez. Bu tamamen bir vicdan meslesidir. Kanunların güvence altına aldığı ormanlar maalesef yine o kanunların boşlukları yüzünden tahrip edilmektedir. Bir taraftan yasayla güvence altına alınan orman diğer taraftan yine yasayla ormanın içine kurulan bir nükleer santral… Böyle bir çelişki varken ormanların yasalarla korunması mümkün değildir. O yüzden bu iş, tek tek bireylerin vicdani sorumluluklarıyla mümkün olacak bir durumdur. Yaşadığı çevrenin kuraklaşmasını ve giderek çölleşmesini elbette kimse istemez. Bunun için insanlarda çevre bilincinin oluşması daha önemlidir. Devletlerin ya da yönetimlerin çevreden önce düşündükleri ekonomik ve teknolojik ilerlemedir. Bundan hareketle ormanların korunması kimi zaman bu durumlarla çakıştığı için öncelik her zaman ekonomiden ve paradan yana olur. Öyle ki her devletin en çok önem verdiği ‘ para ‘ için yine ilk tahrip edilen ormanlar olmuştur. Netice itibariyle ormanların korunmasında bireysel bilinç her şeyden önemlidir.

Görüldüğü gibi bir konuyu iki farklı şekilde ele alarak diğer görüşü çürütmeye çalıştım. Bu sayede tek taraflı düşünmeyip olaya farklı bakış açılarıyla yaklaştım. Bu basit görünse de insanı önyargılardan uzak tutup olaylara daha nesnel bakmasını sağlar. Ve nihayetinde yaşamımızın her alanında olumlu etkilerini görmüş olacağız.


Hayatımızı Değiştirecek Bir Yöntem (Münazara)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.