1984 – George Orwell

0 238

1984 – George Orwell

George Orwell’ la ilk olarak Hayvan Çiftliği kitabını okuduğumda tanıştım, üslubu, akıcı bir dil kullanması, kitabın konusu  beni kitabın içine çekmişti. Ardında 1984 kitabını hocamın tavsiyesi ile okumaya başladım, ilk sayfalarında biraz sıkılsam da ilerleyen sayfalarda heyecanla, merakla, okumaya devam ettim. Orwell’in 1948 distopyasın da anlattığı baskı yönetimi, ve halkın düşünmesinin yasaklandığı, karanlık bir dönemi anlatmaktadır.

Bireysel düşünmenin yasaklandığı ve iktidara aykırı bir düşünce besleyenlerin  “düşünce” polisleri tarafından yakalanarak ölümle cezalandırıldığı bir dönemi anlatmaktadır. Ülke yönetimi büyük biraderdedir devletinde geçmiş yıllara ait bütün kayıtların ya yok edilmiş ya da çarpıtılmıştır ; bütün kitap, gazete ve tarihi belgelerin  yeniden yazılmış, sokak cadde ve yapıların yeniden adlandırılmıştır , meydanların resmi tören ve kutlamalar için zorunlu olarak insanların toplanması sağlanmıştır.

Devletin buyruklarına insanların uyup uymadıklarını gözetlemek amacıyla evlerinin her odasında bulunan ve onların özel hayatlarına müdahale edebilen, onları yatak odalarından dahi izleyen ‘tele ekran’ların yerleştirilmesi her köşebaşından bizi izleyen kameralara, evimizin içinden bizi şekillendiren, çocuklarımızı eğiten, öğreten televizyon ve bilgisayarlara  benziyor. Orwell’in distopyası aslında bana pek yabancı gelmiyor. Geçmiş ve günümüz dünyasında yapılmak istenenleri düşündüğümüzde ütopik olaması ile birlikte gerçekçi bir romandır. 1984 güncelliğini her zaman koruyacaktır. Okumanızı tavsiye ederim. Düşünmenizi ve sorgulamanızı…

 1984 – George Orwell

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.